Laktoz İntoleransı

Laktoz İntoleransı

Laktoz, glikoz ve galaktozdan oluşan ve süt şekeri olarak bilinen bir disakkarittir.

Laktozun bağırsakta emilimi; fırça-kenar enzimi olan laktaz enzimi ile hidrolize olmaktadır.Bağırsaktaki yetersiz laktaz aktivitesi seviyesi sonucu laktoz bağırsaklarda düzgün bir şekilde emilemez.. Bu malorbsiyona (emilim bozukluğuna) laktoz intoleransı denir. Gebeliğin 8. haftasından itibaren laktaz aktivitesi insan bağırsağındaki mukozal yüzeyde tespit edilir. 34. haftaya kadar aktivite artar ve laktaz ekspresyonu doğum esasına göre zirve noktasına gelir. Emzirme döneminde laktozu sindirme yeteneği, bebeğin sağlığı için doğum öncesi ve doğumdan sonra doğumsal laktaz yetersizliği  önemlidir. Bununla birlikte, hayatın ilk bir kaç ayını takiben, laktaz aktivitesi azalmaya başlar.2010 yılında dünya çapında bir korelasyona göre, laktaz persistant fenotipi ve genotiplerinin Dünya nüfusunun yaklaşık üçte ikisi, sütten kesildikten sonra laktaz sentezinde genetik olarak programlanmış bir azalmaya uğradığını saptamıştır. laktoz intoleransı dört farklı türe ayrılır.

1) Yetişkinlikte ortaya çıkan ve bir laktaz persistan alleli bulunmaması nedeniyle ortaya çıkan primer laktaz eksikliği (yetişkin hipoaktasisi) olarak da bilinir.

2) Konjenital laktaz eksikliği, bu da bebeklerde laktaz aktivitesini ortadan kaldıran bir otozomal resesif geçişli kalıtsal hastalıktır.

3) Sekonder laktaz eksikliği, ince bağırsağın yaralanması, örneğin akut gastroenterit, kemoterapi veya bağırsak mikropları ile oluşan enfeksiyonlardan kaynaklanır.

4) Gelişimsel laktaz eksikliği preterm bebeklerde görülen dördüncü form laktoz intoleransıdır. Bu tipte, doğum, laktaz enziminin doğumda optimal olarak gelişmeden önce gerçekleşir.

Peki nedir bu laktoz intoleransının belirtileri ?

Süt içtiğinizde ya da süt ürünleri tükettiğinizde 30 dakika ile 2 saat arasında belirtiler başlar.

İshal,mide bulantısı ve kusma, karın ağrısı,şişkinlik,gaz gibi genel belirtileri vardır.Bu hastalığın teşhisi laktoz malorbsiyon ölçümlerinde kandaki glikoz artışı veya nefeste hidrojenin artması gibi anormalliklerle veya biyopsi ile anlaşılmaktadır.

Laktoz intoleransının tedavisi öncelikli olarak malabsorpsiyonunu azaltmayı değil, gastrointestinal semptomları iyileştirmeyi amaçlamalıdır.

Minnesota Üniversitesi ve Minneapolis Veterans Affairs Tıp Merkezi tarafından yazılan bir makaleye göre Laktoz alımının kısıtlanması önerilmektedir çünkü körleştirilmiş çalışmalarda kendinden rapor edilen laktoz intoleransı olan hastalar, semptom yaşamadan en az 12 g laktoz alabilirler.

Amsterdam'da yapılan 5 yıllık bir retrospektif vaka incelemesi, laktoz malabsorbsiyonu olan IBS hastalarının% 85'ine kadar laktoz kısıtlaması ile birlikte, karın rahatsızlığının iyileştiğini rapor etmiştir.

 2011 yılı Nestle Nutr Atölye Serisi Pediatr Programı'nda laktoz intoleransı teşhisi almamış kadınlarda, kusurlu metabolize olmuş galaktoz-1-fosfat formundaki fazla miktarda galaktozun, kadın yumurtalıklarda germ hücreleri üzerinde toksik bir etki yaptığı düşünülerek yumurtalık kanseri riskini artırdığı vurgulanmıştır.

Laktozsuz beslenme nasıl olmalıdır?

Süt ve süt ürünleri diyetten ilk bir ay çıkarmalıdır.Ardından yoğurt ve sütü az miktarlarda tüketerek laktoz diyete sokulmalıdır.

Laktozsuz süt: Üretim aşamasında, doğal laktaz enzimi eklenerek laktozun parçalanması sağlanır,glikoz ve galaktoz sütte ayrışmş haldedir. Böylece vücuttaki laktaz enzimine gerek kalmaz ve yaşanan sindirim sorunları da ortadan kalkmış olur.

 Laktozsuz sütün yapım aşamasında besin değerlerinde herhangi bir değişiklik olması söz konusu değildir. Karbonhidrat, protein ve yağ oranları aynı kalır. Bu nedenle zayıflamak isteyen kişilerin özellikle tercih etmelerini gerektiren bir ürün değildir.

Laktozsuz beslenmede laktoz kaynakları kalsiyumu bol miktarda içerdiklerinden dolayı diyete sardalya, badem, soya sütü, ıpanak, badem sütü, semiz otu, brokoli gibi kalsiyum kaynaklı besinler eklenmelidir.

 

 

DİYET KAPIMDA DİYETİSYENİ

 HALE PEKUZUN