Dünya Diyabet Günü

Dünya Diyabet Günü

14 Kasım Dünya Diyabet Günü. Diyabet yaşam kalitesini ve sağlıklı yaşamı büyük ölçüde etkileyen metabolik bir rahatsızlık. Glikoz beynimiz ve diğer organlarımız için enerji kaynağıdır ve vücudumuzun temel enerji gereksinimi karbonhidratlar ile sağlanır. Karbonhidratlar 30 dakika ile 2 saat içerisinde kan şekeri seviyemizde büyük ölçüde rol oynar, bu yüzden karbonhidrat tüketimimiz diyabette çok önemlidir. Fakat aldığımız glikozun hücrelerimiz tarafından kullanılabilmesi için insülin hormonuna ihtiyaç vardır. Eğer insülin hormonu yeterli miktarda olmazsa glikoz hücrelerimize taşınamayacak ve glikoz enerji kaynağı olarak kullanılamayacak. Bunun sonucunda kanda glikoz birikecek ve bu şekilde diyabet yani diğer bir tabirle kan şekerinin yüksek olması gerçekleşecektir.

Diyabet 3 türde görülmektedir.

TİP 1 DİYABET

Genellikle 30 yaşından önce başlar. Ülkemizdeki diyabet hastalarının yaklaşık %10 u bu tip şeker hastasıdır. Genelde mutlak insülin noksanlığına sebep olan beta hücre yıkımı vardır. Çok su içmek, çok sık idrara çıkmak ve vücut ağırlığında kayıp oluşması diyabet için belirti olmaktadır. Tip 1 diyabette insülin kullanmak gerekmekte çünkü insülin hormonu vücutta yeterli derecede yoktur.

TİP 2 DİYABET

Genellikle 40 yaş üzeri erişkin bireylerde görülür, yavaş ve sinsi bir şekilde başlar. İlk zamanlarda insülin salgılanması varken salgılanan insülin hücreler tarafından kullanılamaz. İleri dönemde ise insülin salgılanma seviyesi düşer. Vücut ağırlığında problemi olan bireylerde Tip 2 diyabet görülme riski daha fazladır.

GESTASYONEL DİYABET

Gebelik sırasında başlayan ve ilk tanısı gebelik esnasında konan glikoz tolerans bozukluğudur. Gebelik sırasında artan bazı hormonlar vardır ve bunlar için insülin hormonuna gereksinim artmaktadır. Bunun sonucunda gerekli insülin ihtiyacı karşılanamadığında gestasyonel diyabet gelişir. ADA ve International Association of Diabetes in Pregnancy Study Group’a göre her 5 kadından 1 ‘inde ortaya çıkmasıyla görülme sıklığı giderek artmaktadır.

DİYABETTE BESLENME

  • Yaşam tarzında yapılacak değişikliklerin en önemlisi mevcut beslenme alışkanlıklarını sağlıklı beslenmeyi sağlayacak şekilde değiştirmektir.
  • İyi bir beslenme planı ile bireysel özelliklere ve hedeflere göre değişen enerji ve besin ögesi ihtiyacının yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlayacak şekilde çeşitli yiyeceklerden karşılanması sağlanmalıdır.
  • Diyabetliler için tek bir diyet örneği yoktur.
  • Beslenme planı hazırlarken en önemli nokta diyabetli kişinin vücut ağırlığını korumaya yönelik olmalıdır.
  • En az 5 öğün olacak şekilde beslenmelidir.
  • Protein, karbonhidrat ve yağlar gereksinmeleri karşılayacak düzeyde diyette yer almalıdır.
  • Alkol tüketimi sınırlandırılmalıdır.
  • Beslenme planı yeterli ve dengeli olacak şekilde hazırlandığında kan şekeri normal seviyede kalmış ve metabolik kontrol sağlanmış olacaktır.

KARBONHİDRATLAR

Toplam günlük alınan kalorinin %55-60’ı karbonhidratlardan sağlanmalıdır.

Lif oranı yüksek, rafine olmamış, kepekli ekmek, kepekli pirinç, tahıllar,  kurubaklagiller gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir.

ŞEKER

Meyvelerden aldığımız şeker, saf şekere göre kan şekerimizi daha az yükseltir. Kabuğu ile yenilebilen meyvelerin soyulmadan yenmesi lif içeriği açısından iyidir ve kan şekerinin hızlı yükselmesini engeller.

PROTEİNLER

Günlük alınan kalorinin %12-15’i proteinlerden gelecek şekilde düzenlenmelidir.

YAĞLAR

Günlük alınan enerjinin %25-30’u yağlardan gelecek şekilde ayarlanmalıdır.

Tüketilen yağın cinsi bizim için önemlidir. Doymuş yağ yerine doymamış yağlar olarak adlandırılan sıvıyağ tüketimini tercih etmek çok daha uygundur.

POSA

  • Posa bitki dokularının sindirilmeyen kısmıdır ve vücutta bir süpürge gibi görev yapar.
  • Karbonhidrat emilimini yavaşlatır.
  • Kan şekerinin yükselme hızını düşürür.
  • Tokluk hissinin oluşmasını sağlayarak kilo kaybı veya ideal ağırlığın korunmasına yardımcı olur.
  • Meyveler ,sebzeler ve kurubaklagiller posadan zengin besinler olduğundan diyette kullanımını artırarak günlük posa gereksinimini karşılamış oluruz.

DİYABETTE EGZERSİZ

Diyabette kan şekeri kontrolünün sağlanmasında genellikle ilaç ve insülin tedavisi ön plana çıkarılırken egzersiz göz ardı edilmektedir. Oysaki  egzersiz ile yiyeceklerin parçalanması sonucu oluşan şekerin, kas dokuları tarafından kullanılması hızlanarak kan şekeri düşer. Özellikle şişman diyabetlilerde egzersiz ile harcanan enerjinin artması vücut ağırlığının azalmasına yardımcı olur.

Stj. Dyt. Çisem Eltimur

Diyet Kapımda İzmir